Ne zaman savaş bültenleri alsam antenlerde çocuk çığlıkları duyarım dünyanın bir yerinde acı feryadını annelerin güvercinlerin göz yaşı d ö k ü l ü r...
GÜNEŞİN OLSUN GÖNLÜNDE Güneşin olsun gönlünde Kar bile yağsa, ya da fırtına olsa Gök bulutlarla ve dünya kavgayla dolsa Güneşin olsun gönlünde O zaman gelsin...
Bunca acı, bunca hüzün… Geçse artık, geride kalsa istemez misin? Gel haydi otur yanıma, biraz peynir var, biraz da rakı, sever misin? Biliyorum, yorgunsun. Yaşananlar...
İnsanlar, gelmeleriyle yalnızlıklarını dağıtanlarıseverler, gitmeleriyle kendilerini yalnız bırakanlaraaşık olurlar.Bir gün sıcakığı ile ısınabileceğin bir dostbulursan, seni kovsa da yanından ayrılma.Birinin soğukluğu sanada geliyorsa,üşümemek için bırak...
Gördünmü bak bizden öteside varmis... Yasananlarin hepsi meger birer yalanmis... Kaderimde buda mi vardi?Sevdigimi baskalariyla göreceksem eger kör olsun bu gözler Görmeyeyim bir daha... ...
Her gün dilimize değen, kalbimize de değmesi gereken Fatiha, Kur’ân’ın ifadesiyle “şifa” saklar içinde. Dertlerimizin devası, yalnızlıklarımızın çaresi, Kur’ân’ın sonsuz ve dipsiz anlam denizinin derinliklerinde...
Günler düşlerden doğar Geceler haykırı bakar umutlara Olduğum yer bu değil Beni kimler arar kimler sorar? Hiç bilemem, anlayamam, anlatamam İçimde kanımı emen kahırlar var...
Ellerim semada bom boş kaldıysa, dilimdeki bin bir duada o varsa, kader beni sevdiğimden ayrı koyuyorsa, yalvarışım sana değil onaysa, gücenme ne olur affet Allahım....
Hem çok sevilmeyi ister hem de sevildikçe kaçma isteğiyle dolup taşar insanoğlu… Sevgiden de örülmüş olsa dört duvar arasında zordur yaşamak. Vakit gelmişse artık... Özgürlükler olmalı sevgilerde....
ELDE VAR HÜZÜN söyleşirevvelce biz bu tenhalardaziyade gülüşürdükpır pır yaldızlanırdı kanatları kahkaha kuşlarınınne meseller söylerdi mercan köz nargilelerzamanlar değiştiayrılık girdi arayahicrana düştük bugünah nerde gençliğimizsahilde...